Tüyler Ürperten Ermeni Vahşeti-16-

Açlıktan öldüler

Ermeniler tarafından sürüldükleri tek çıkış yolu olan koridorda, savunmasız kadın ve çocukları korumaya çalışan birkaç eli silahlı kişiden ikisiydi Halit ve Xeygani kardeşler... Saldırının ilk şokunu atlattıktan sonra, girdikleri sonu belirsiz yolda yaşadıklarını anlatırken, üzerinden 15 yıl geçmiş olmasına rağmen yarattığı acıların dinmesi mümkün görünmeyen soykırımın tüm ürkütücü gerçeğini dile getiriyorlar: “Girdiğimiz yolun etrafında, Ermenilerin pansiyonları vardı. Onların aralarından geçmemiz gerekiyordu. Elimizdeki silahlarla masumları koruyarak, yeri geldiğinde yüz yüze çatışarak ilerledik. Ağdam istikametine gidiyorduk. 10 gün 10 gece karlı yollarda yürüdük. Yolda, hastalarımız ve yaşlılarımız açlıktan öldü. Bazılarının cesetlerini gömdük, kimi de şehit düştüğü yerde kalakaldı.”

Esirlerden haber alamadık

Yolları üzerindeki bir çaydan ayakkabısız geçenlerin kangren olduğunu anlatan halit ve Xyani kardeşler, şöyle devam ediyor“Hocalı’dan o gece kaçanların yarısından fazlasının her iki bacağı da yoktur bugün. Kesildi hepsi. Bir kanal vardı yolumuzun üzerinde. Orada da pusu kurmuşlar. Yaklaşık 400 kişiyi de orada kaybettik.  Bugün Hocalı’da bir aile yok ki, içinden bir nefer şehit düşmüş olmasın. Hocalı’da o gece benim gözlerimle gördüğüm 10 ailenin tamamen yok olduğuydu. Bir ferdi bile kalmadı bu ailelerin. Birçoğu da Ermeni çetelerince esir alındı.” Esir düşenler sadece Hocalı’dan kaçabilenlerin arasında değildi. İlk saldırıda da şehirden pek çok kişi, Ermeni çeteler tarafından alınıp götürüldü. Bazıları ertesi gün kaçabildi. O gece esir götürülenlerden yaklaşık 140 kişiden bir daha hiç haber alınamadı.

Kaynak
Macit Soydan, Yeniçağ, 24 Şubat 2009
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !